Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir

  • 21 Eylül 2016
  • 10.131 kez görüntülendi.
Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir

Eylül ayının 2. haftasıydı. İzmir’e yeni atanmıştım. Karşıyaka’da Bostanlı’da bir ev tuttum. Çarşıya yakındı. Biraz pahalıydı ama oldum olası denizi çok severim. Maaşımdan geriye pek bir şey kalmıyordu. Ama kalanla idare ederim diye düşündüm. Belki ilerleyen zamanlarda özel ders verir, kendimi biraz toparlarım diye düşünüyordum..

Ha bu arada ben öğretmenim. İsmim Cem. Öğretmenliği çok seviyorum. Çocuklarla bir arada olmak, onlara bir şeyler öğretmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Hele sabah sınıfa girince hep bir ağızdan ” Günaydın Öğretmenim ” demiyorlar mı, işte o bile her şeye değer. Belki biraz idealist bir öğretmenim. Ama Ata’m bana bunu söylemiş. Onun izinden gitmek bana şeref verir.

Günlerden Cuma idi sanırım. Sabah kalktım, kahvaltımı yaptım. Balkona çıktım, bi sigara yakıp çevreyi seyretmeye başladım.Gün yeni ağarıyordu. Guguk kuşlarının ve denizin sesi birbirine karışıyordu. Tam karşı sıramda bir büfe vardı. Onun tam önünde, üstü başı yırtık, saç ve sakalı karışmış, tahminen 50 yaşlarında bir adam yatıyordu. Karton bir mukavvanın üzerinde, büfenin önünde kıvrılmış yatıyordu. İlk bakışta akşamdan kalma biri gibi görünüyordu. Çok geçmedi, 10 dakika sonra büfe sahibi geldi. Baya yüksek sesle bağırdı adama ve tekmeleyerek kovaladı. Birçok kişi uykusundan uyanıp balkona çıktı, ne oluyor diye. Tabi adam korkuyla koşarak kaçtı.

 

kapitalizm-yoksulluk-issizlik

Ben de giyinip okula gittim. Akşam eve gelince, hafta sonunun verdiği bir keyif vardı. Tamam idealist bir öğretmenim, mesleğimi ve öğrencilerimi seviyorum ama yine de tatilin tadı başka oluyor. O haftanın yorgunluğunu, stresini atıyorsun. Cumartesi günü sabah saat 5 gibi kalktım. Olta takımımı aldım ve balık tutmak için evden çıktım. Karşıya baktığımda, dünkü adamın aynı yerde yattığını gördüm. İlk bakışta biraz garipsedim durumu. Yani neden dayak yediği bir yere tekrar gelsin ki ? Dedim heralde akşamdan kaldı yine. Evi de buralara yakın. Eşi de eve almıyordur belki diye düşündüm. Çok üzerine gitmedim. Gidip güzelce balık tuttum. Kısmetliydim bugün. Tam 2 kilo istavrit tuttum:) Eve geldim güzelce pişirip, afiyetle yedim.

Cumartesi akşamı, eğlenmek için Alsancak’a gittim. 80’ler 90’lar tam benlik. Yahu adamların da reklamını yaptım şimdi ha:) Neyse, gayet güzel eğlendim. Eve geldiğimde saat 02:30 civarıydı. Bir kahve yaptım ve balkona çıktım. Yolun karşısına baktığımda, o adam yine oradaydı. Bu sefer gerçekten meraklanmıştım. Bu adamın kimsesi yok mu ? Bir evi yok mu ? En önemlisi neden her gün aynı yerde yatıyor ? Gidip sormak istedim. Ama açıkçası biraz korktum. Ya bana bir zarar verirse ? Sonuçta tanımıyorum ve bir alkolik gibi görünüyor. O gece içkiyi biraz fazla kaçırmışım sanırım. Uyku tutmadı. Yatakta dönüp durdum. Sonra dışarıdan bağırış sesleri geldi. Koşup balkona çıktığımda, yine aynı büfecinin aynı adamı tekme tokat döverek kovduğunu gördüm.

 

yasli-yalniz-adam

Bu kez gerçekten üzülmüştüm. Çünkü adam hiç karşılık vermiyordu. Kendi kendime söz verdim. Eğer yarın yine gelirse, bu adamla konuşacağım dedim.

Pazartesi günü sabah kalktım. Her zamanki gibi traşımı olup, kahvaltımı yaptım. Takım elbise mi giyip, balkona sigaramı içmeye çıktım. Yolun karşısına baktığımda, o adam yine oradaydı. Bir an polisi aramayı düşündüm. Ama içimden bir ses bunu yapmamamı söyledi. Sigaramı söndürdüm ve evden çıktım. Adamın yanına gittim. Seslendim, gözünü açıp baktı. Gerçekten çok korkutucu görünüyordu. Açıkçası korkmuştum da. Ama vazgeçmedim. ” Amca gel beraber bi çorba içelim ” dedim. Teşekkür etti ama oradan ayrılamayacağını söyledi. Ben de iyice meraklanıp, cesaretimi de toplayarak, ” Amca buranın sahibi her gün seni dövüyor ama sen yine de geliyorsun. Neden ? ” dedim. Bana baktı ve boşver oğlum dedi. Ben de o zaman şuradan 2 çay, simit ve peynir alıp geleyim dedim. Gittim ve aldım. Dükkanın önünde beraber yedik. Büfenin sahibi gelince bu adamı gördü ve tam saldıracağı zaman araya girdim. Beni takım elbiseli, sinek kaydı traşlı görünce duraksadı. Karışmayın siz dedi. Ben de boşverin gitsin dedim. İhtiyar hızlı adımlarla uzaklaştı.

Bu sefer kararlıydım, bu işi çözecektim. Müdürümü arayıp, öğlene kadar izin istedim. Zaten o gün sabahtan 2 dersim vardı. Diğer arkadaştan rica ettim, benim yerime girdi sağolsun. Bu yaptığımın kötü olduğunu biliyorum. Ama bu işi çözmem gerekiyordu.

Ben de ihtiyarın peşinden gittim. Bir müddet yürüdükten sonra, bir bahçeye atladı. Ben de arkasından tabii. Bahçeye girince gözlerime inanamadım.

Devamı için tıklayın

 

Yazar : Cem Yurtseven

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ