İstanbul’un Fethi

  • 12 Temmuz 2015
  • 2.181 kez görüntülendi.
İstanbul’un Fethi

6 Nisan-29 Mayıs 1453 tarih aralığında olan kuşatmanın sonunda Osmanlı Padişahı II. Mehmet komutasında olan birliklerin Bizans İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul kentinin ele geçirilmesine İstanbul’un Fethi adı verilmektedir.

Tarih kitapları arasında ise çok önemli olan olaylar listesinde en üst sıralardadır. İstanbul kenti, daha öncesinden de defalarca kuşatılmış olan bir yerdir. Geçmiş tarihte Abbasiler ve Emeviler tarafından da kuşatılmış olmasına rağmen başarısız olunmuştur. Osmanlı İmparatorluğu da daha öncesinde İstanbul’u kuşatmıştır. Rumeli’ye geçişi kazanmasıyla birlikte bölge içerisinde sınırlarını genişleten Osmanlı İmparatorluğu, ilk defa I. Bayezid komutası dahilinde 1395 tarihinde İstanbul’u kuşatmıştır. Çeşitli kaynaklar üzerinde 1391 tarihinde kuşatıldığı da yazılmıştır.

Bayezid kuşatmasında mancınıklar kullanılmıştır. Bu kuşatma üstüne Macar Krallığı da günümüzdeki Bulgaristan topraklarına taarruz ederek İstanbul’un Fethini sonlandırmıştır. Ertesi yıl ise, kuşatma tekrarlandı. Bu defa denizle olan bağlantının tamamen kesilmesi için Anadolu Hisarı inşa edilmiştir. Ancak Bizanslıların ateşkes talebine karşılık kuşatma kaldırılmıştır. Ankara Savaşı ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu, Fetret Devrine giriş yapmıştır. Bu dönem içerisinde Bayezid’in oğullarından Musa Çelebi, 1412 tarihinde İstanbul’u tekrar fethetmiştir. Musa Çelebi ise, yaşanan kargaşaların Bizans İmparatorluğu tarafından yaşandığı ve diğer rakip olan şehzadelerin Bizans İmparatorluğu tarafınca desteklendiği inancı içerisindeydi.

İstanbul'un Fethi

Rakip olan diğer şehzadeler arasından Çelebi Mehmet’in harekete geçmesi üzerine İstanbul’un Fethi yaşanamadan kuşatma kaldırılmıştır. Dördüncü olan kuşatma ise, II. Murat dönemi içerisinde gerçekleşmiştir. Kısacası tarih içerisinde pek çok defa İstanbul’un kuşatması tekrarlanmıştır. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı başarısız olunduğu için Fatih Sultan Mehmet, 1453 yılında son kez İstanbul’u fethetmiştir. Tarihe adını altın harflerle yazdıran bu isim, günümüzde de pek çok konu içerisinde konuşulmaktadır. Geleceğimizde de konuşulmaya devam edileceğini düşünmekteyiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ